Jump to Main Content

 

prodüksiyon...

Splattered on the wall

 

Soldaki albümler size tanıdık geliyor mu? Art Rock`ın önemli isimlerinden King Crimson, Emerson Lake & Palmer, Genesis, Renaissance, Jethro Tull, Eloy? Senfonik Rock`ın önderlerinden Yes ve tabii Pink Floyd? Yada ambient müziğin devi Brian Eno?

Peki önceleri elektronik rock olarak adlandırılıp sonra new age adını alan tarzın önder grupları Tangerine Dream ? ya onun pop uzantısı Kraftwerk? Yada daha yeni nesil mesela David Sylvian, Talk Talk, Mark Hollis?

Bu isimlerin tümünün benim müzikal beğenimin ve yönümün oluşmasında büyük katkıları olmuştur. Özellikle Pink Floyd`un prodüksiyon yapımı ve stratejisi, yaşadıkları dönem bakımından bir baş yapıt niteliğindedir. Diğer büyük gruplar örneğin The Beatles, Rolling Stones medya ve genç kültürden aktif destek almalarına rağmen Floyd milyarder müzisyenler olarak tanınıp bir miktar antipati de yaratmıştır.

Ancak tüm olumsuzluklara karşı koyabilen tek bir güç vardır. O da müziğin gücü. Ne denirse densin, ne direniş olursa olsun yaptığınız iş ne derece sağlamsa, o denli karşı konulmazsınız.

Benim stüdyoda yaratılan müziğe yaklaşımım da bu şekildedir. Tek bir gitarla hatta sadece ağzınızla bile olabilir; ancak kalbe vurmalısınız. Yoksa diğer bir çok açıdan kayıt odasında isterse senfoni orkestrası olsun vurmanız gereken en azından dokunmanız gereken yere gelemediyseniz hiç kıymeti yok.

Müzik ciddi bir işti. Bu özelliğini maalesef yitirdi. Ancak yıllar sonrasına bırakılacak değerli çalışmalar için ortam var olmaya devam edecek.